Kalp Hastalıkları ve Arkeoloji

   
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Tarihsel süreçte ortaya çıktığı ve günümüze değin gelen zaman dilimi içerisinde insanoğlu sürekli bir devinim halinde gelişmiştir. Paul Vidal de la Blanche’nin “insan coğrafyanın esasını oluşturur” sözüyle belirttiği üzere bu devinim çevresel faktörlerin varlığı ve bunlara ayak uydurma, direnme gibi becerileri de beraberinde getirmiştir.

İnsanlığın sosyal organizasyondaki bireyin yeri tarih boyunca farklılık gösterir. Yazının daha var olmadığı çağlarda “alet” üreten ilk insanlar, söz konusu Paleolitik Dönem’de avcı-toplayıcı kimlikleri itibariyle eşitlikçi bir toplum yapısının izlerini bizlere sunar. Bu dönem tıbbi uygulamalarına dair bilgilerimiz elimizde somut kanıtlar bulunmadığı için sadece tahmine dayalı olsa da, insanoğlunun bu dönemde sağlık ile ilgili karşılaştığı durumları anlamlandırmakta zorluk çektiği, arkeolojik ve antropolojik bulgular aracılığıyla bilinmektedir. Bununla beraber yapılan araştırmalar, eril işlerden sayılan avcılığın dışında ana geçim kaynağı sayılan toplayıcılığın beraberinde şifa arayışını da getirdiğini göstermesi açısından önemlidir. Bu dönemde çoğalmayı sağlayan, çocuklara bakan, avın başarısız geçtiği süreçte doğadan elde ettiği ürünlerle sürekli beslenmeyi garantileyen “kadın”, doğanın sunduğu bilgiler kapsamında şifacılığı da üzerine alarak tanrısal bir rütbeye ulaşmış, tapınım görmüştür. Ayrıca, hastalıklara “kötü ruhların” sebep olduğu düşüncesi, bu dönemde topluluklar içerisinde “büyücü” olarak tanımlanabilecek bireylerin ortaya çıkışını da sağlamış görülmektedir.

Temsili Paleolitik Dönem insanları ve yaşam alanları.

Ortalama yaşam süresinin 30-40 yıl olduğu ilk çağlarda bu yaşın üzerine çıkabilen bireylere toplum içerisinde “ulu” birey olarak ayrıca saygı duyulduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılmış, yaşam süresi diğer topluluk bireylerinden uzun olan “yaşlılara” özel bir statü ile yaklaşıldığı ölü gömme geleneklerindeki farklılıklar aracılığıyla anlaşılmıştır.

İnsanlığın hiyerarşik bir yapılanma içine girmesi İÖ 3000’lerde Erken Tunç Çağı olarak adlandırılan süreç kapsamında gerçekleşmiş, bu dönemde artı mal kavramı ortaya çıkmıştır. Artan üretim, uzak mesafeli ticaret,  büyüyen kentler ve sürekli gelişim arzusu insanoğlunun sosyal ve teknolojik ilerlemesine etkide bulunmuş, bu dönemde ilk kez trepanasyon benzeri uygulamalarla karşılaşılmıştır.

İÖ 3100’lerde ilk kez Sümerler tarafından çivi yazısı kullanılmaya başlanır. Söz konusu tabletler tarihi kaynaklar aracılığıyla tıbbi uygulamaların varlığı hakkında sunduğu bilgiler açısından son derece önemlidir. Çeşitli hastalık ve bunlarla karşılaşıldığında kullanılması gereken ilaçlara dair tarifleri içeren söz konusu yazılı belgeler, daha o dönemde tıbbın mistisizmden arınarak gözleme ve deneyime dayalı bir gelişim gösterdiğini ortaya koymaktadır. Mezopotamya ile paralel bir gelişim sergileyen Eski Mısır’da da tıp uygulamaları hakkında çok sayıda papirüs bulunmuş, bu belgeler bizlere, daha o dönemde farklı uzmanlık alanları bulunan hekimlerin bulunduğunu göstermiştir.

Arkeolojik ve antropolojik çalışmalar kapsamında “ani kalp durması” yoluyla öldüğü kesin olarak bilinen en eski bireye ait kalıntılara Eski Mısır’da yer alan Kraliçeler Vadisi’nde yürütülen çalışmalarda ulaşılmıştır. Günümüzden 3500 yıl öncesine dayanan ceset üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar, ani kalp durmasına bağlı pulmoner ödem bulguları sunmuştur. Bu bulguyu takip eden yıllarda konu ile ilgili yürütülen çalışmalar Eski Mısır’da ani kalp durmasına bağlı ölümlerin diğer ölüm sebeplerine oranla önemli bir yer tuttuğunu göstermiştir. Bulgular atherosclerosis yani damar sertleşmesi olarak da bilinen yapıların birincil ölüm sebeplerinden biri olduğunu ortaya koymuştur.

Yaklaşık 4500 yıl öncesinden ilaç tarifi içeren Sümer çiviyazılı tableti.

İnsanlığın o dönemki yaşam şartlarını günümüze ulaştıran yazılı kaynaklar, kalp sağlığı, sorunları ve tedavisine yönelik ilk bilgileri de sunmaktadır. Sümerlerin göz, kulak, zührevi hastalıkların yanısıra kalp hastalıklarından da haberlerinin olduğunu öğrendiğimiz bu kaynaklar çeşitli bitkisel tedavi ve uygulamalar hakkında öğretici bilgilerle doludur.

Sümerleri takip eden süreçte Asur’lu hekimlerin diğer belli başlı hastalıklarda kalbin sesini dinlemeye başladıkları bilinmektedir. Örneğin akciğer tüberkülozunu dair bir metinde Asurlu hekimler hastanın durumu anlatılırken derisinin soğuk, ayaklarının sıcak ve kalp atışlarının çok hızlı olduğunu belgelemişlerdir.

Eski Mısır’da hekimler kalbin bedenin merkezi olduğuna inanırlardı. Bu döneme ait bir metinde doktorların insan vücudundaki titreşimi ellerini hastasının kafası, boynu, elleri, kolları, ayakları ve vücuduna koymak suretiyle hissedebileceğini,  bunun, kalbin vücudun her yerine uzanan damarlarının kanıtı olduğundan söz edilmektedir.

İÖ 5-4. yy’larda yaşamış, modern tıbbın kurucusu sayılan Hipokrat da benzer düşüncelerle kalp ve rahatsızlıklarına büyük önem vermiş, “siyanotik kalp hastalığı” ilk kez onun tarafından tanımlanmıştır. Hipokrat’ın yaklaşık 60 ciltten oluşan ve Hipokratik Korpus adı verilen kitapları arasında kalple ilgili bölümler geniş yer tutmaktadır. Hipokrat, kalp ile ilgili çalışmaları esnasında kaslı karıncıklar, kalp kapakçıkları, kulakçık ve karıncıkların farklı kasılma zamanları ile ilgili, bugün de kabul edilen ölçümler yapmıştır.

Modern Tıbbın kurucusu sayılan Hipokrat

Hellenistik Çağ’ın ünlü tıp bilginlerinden Herophilos (İÖ 320-?) yaşadığı döneme değin insan anatomisi ile ilgili süregelen bazı yanlış bilgilere dair önemli çalışmalar kaleme almıştır. Kendisinden önce gelen bilginlerin duyulardan sorumlu organ olarak kalbi görmelerine karşı çıkan Herophilos ilk kez beynin bu konudaki önemine vurgu yapmış, böylece sinir sisteminin merkezinin kalp değil, beyin olduğunu ortaya koymuştur. Buna karşın Herophilos’un kalple ilgili çalışmaları, kendisinden sonra gelen öğrencileri aracılığıyla sürdürülmüş, günümüzde bu değerli bilginin ismi, onu ve ardıllarını onurlandırmak adına kalpte yer alan bir çukura; Calamus Herophili şekliyle verilmiştir.

Heraphilos ve Erasistratos

Herophilos’u takip eden süreçte, yine Hellenistik Çağ’da bir diğer tıp bilgini Erasistratos kalple ilgili önemli çalışmalara imza atmıştır. Bu çalışmaları kapsamında kalbin ve sinir sisteminin davranışlarını inceleyen Erasistratos, kalbin pompalama yaptığını fark etmiş, buna karşın dolaşımı tam olarak anlayamamıştır. Buna karşın Erasistratos’un çalışmaları kalbin dağıtıcı yönü hakkındaki ilk bilgilerden olması itibariyle önemli sayılmıştır.

Roma İmparatorluk Dönemi’nin önemli hekimlerinden Galenos (İS 129-199), “İnsan Vücudundaki Bölümlerin Kullanımı Üzerine” adlı 17 ciltlik çalışmasında kalple ilgili incelemelerde bulunmuştur. Kalbe giden damarları keserek organı durduran Galenos, sinirlerin kalpten çıktığına dair o güne kadarki yanlış algıyı tamamen ortadan kaldırır. Fizyolojiyi hava-ruh ilişkisi bağlamında değerlendiren Galenos ruhun üç hareket alanı olduğunu belirtmekte, bunlardan yaşam ruhu (Pneuma Zoticon) adını verdiği hareketin kalple doğrudan bağıl olduğunu düşünmektedir. Galenos’a göre Pneuma Zoticon’un merkezinde kalp vardır ve kalp, bedenin kan akışı ile vücut ısısını düzenlemekten sorumludur…

Galenos.

Yukarıda değindiğimiz üzere ilkçağdan günümüze hayatın merkezinde yer alan hastalıklar ve bunlarla baş etme becerilerine yönelik gelişmeler, insanoğlunun basamak basamak tırmandığı uygarlık yolunda attığı adımların en önemlilerinden olagelmiştir. Mağaradan, köye, kentten, devlete uzanan sosyal yapılanma içerisinde kimi zaman primitif, kimi zamansa bilimsel yöntemlerle sonuç aranan kalp rahatsızlıklarının iyileştirilmesine yönelik gelişmeler günümüzde teknolojinin sunduğu imkanlar neticesinde, 50 yıl öncesinde dahi hayal edilemeyecek bir noktaya gelmiştir. İlerleyen yıllarda, hastalığın sebep ve sonuçları ile, tedavi yöntemlerinde ne denli büyük gelişmelerin ortaya çıkacağı, geçmişin izleri kontrol edildiğinde çok daha anlaşılabilir durumda olacaktır.

Yard. Doç. Dr Emre ERDAN

Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Kürsüsü

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.