E-Mail Listemize Üye Olup Gelişmelerden Haberdar Olun...



KOLESTEROL: KALP HASTALIĞI SALGINININ ARDINDAKİ SİNSİ DÜŞMAN

Kolesterol Nedir?

Kolesterol vücudumuzun bütün hücrelerinde bulunan yağ benzeri bir maddedir. Kolesterol hücre zarının, bazı hormonların yapımında kullanılır, ancak kanda fazla miktarda bulunması zararlıdır. Kolesterol bir yandan karaciğerde üretilirken, besinlerle de alınır. Et, süt ürünleri, yumurta gibi hayvansal kaynaklı besinlerde kolesterol bulunur, meyve, sebze ve tahıllarda ise bulunmaz.

Kolesterol Neden Önemlidir?

Kan kolesterol düzeyinin yüksek olması kalp damar hastalığı tehlikesini arttırır. Kişinin kolesterol düzeyi ne kadar yüksekse kalp hastası olma ihtimali de o kadar yüksektir. Türkiye’de erkek ve kadında birinci sırada gelen ölüm nedeni kalp damar hastalığıdır.

İyi Kolesterol (HDL-Kolesterol) - Kötü Kolesterol (LDL-Kolesterol) Nedir?

Kolesterol karaciğerden hücrelere ve hücrelerden tekrar karaciğere kan yoluyla taşınır. Kolesterol ve diğer yağlar kanda erimedikleri için lipoprotein denen paketler halinde taşınırlar. Bunlardan kolesterolü taşıyanlar iki cinstir, bunlar kötü kolesterol olarak bilinen LDL-Kolesterol ve iyi kolesterol olarak bilinen HDL- Kolesteroldür.

LDL kolesterol kanda kolesterolü taşıyan başlıca pakettir. Kanda yüksek olduğu zaman damarların içyüzüne yapışıp buralarda plaklar oluşturur. Kolesterol dışındaki bazı maddelerin de eklenmesiyle bu plaklar büyür ve bunlar üzerinde oluşan çatlaklarda oluşan pıhtılar damarları tıkar. Çağımızda çok yaygın olan bu hastalık damar sertliği olarak bilinir. Damar tıkanıklığı kalp damarlarında olmuşsa kalp krizine, beyin damarlarında olmuşsa felce neden olur.

Kandaki kolesterolün bir bölümü de HDL-Kolesterol adı verilen paketlerin içinde taşınır. HDL-Kolesterol damarlarda kolesterolün birikimini önler. Yapılan araştırmalar HDL- Kolesterolü yüksek olan kişilerde kalp hastalığının daha az olduğunu göstermiştir. Türk Kardiyoloji Derneğinin yapmış olduğu araştırmalarda Türk toplumunda HDL-Kolesterol değerinin düşük olduğu gösterilmiştir. Sigara içme ve şişmanlık iyi kolesterolü düşürür, düzenli egzersiz yükseltir.

Normal Kan Kolesterol Düzeyleri Ne Olmalıdır?

Kan Toplam Kolesterol, LDL-Kolesterol ve HDL-Kolesterol düzeyleri aşağıdaki gibi sınıflanır:

Toplam Kolesterol

200 mg/dl den düşük
Normal

200-240 mg/dl
Sınırda yüksek

240 mg/dl’den yüksek
Yüksek

LDL Kolesterol

130 mg/dl den düşük
Normal

130-159 mg/dl
Sınırda yüksek

160 mg/dl ve üzeri
Yüksek

HDL Kolesterol

40 mg/dl den yüksek
Normal

60 mg/dL den yüksek
Yüksek

Kolesterol düzeyi değerlendirilip ilaç tedavisine karar verilirken kişide damar hastalığı bulunup bulunmaması veya diğer hastalık riskini arttırıcı faktörlerin olup olmaması da göz önüne alınır. Örneğin başka risk faktörü olmayan, iyi kolesterolü de yüksek menopoz öncesi bir kadında 230 mg/dl lık bir düzey risk oluşturmazken, kalp krizi geçirmiş 55 yaşındaki bir erkekte aynı düzey kolesterol düşürücü ilaç tedavisi başlanmasını gerektirebilir.

Kimler, ne sıklıkla kolesterol ölçtürmelidir?

20 yaş üzerindeki kişilerde serum kolesterol düzeyi ölçülmeli, normal bulunanlarda 5 yılda bir kontrol edilmelidir. Eğer olanak varsa aynı zamanda trigliserid ve HDL-Kolesterol düzeyleri de ölçülmelidir.Bu ölçümlerden LDL-kolesterol (LDL-K=Total kolesterol – (HDL-K + Trigliserid / 5) formülü ile hesaplanır.

Kolesterol Yüksekliği Hangi Şikayetlere Sebep Olur?

Kolesterolün yüksek olması herhangi bir şikayete sebep olmaz. Kolesterol yüksekliğinin yol açtığı kalp krizi veya felç gibi hastalıklar kolesterolün damar duvarında birikmesiyle yıllar sonra ortaya çıkar. Bu nedenle 20 yaşın üzerindeki kişiler kan kolesterol düzeylerini bilmeli ve bunun gerektirdiği yaşam tarzı değişikliklerini uygulamalıdır. Özellikle anne, baba veya kardeşlerinde erken yaşta kalp hastalığı olduğu bilinen kişiler, şeker hastaları mutlaka kan kolesterollerini ölçtürmeli ve gereken önlemleri almalıdır.

Trigliserid Nedir? Normal Düzeyleri Ne Olmalıdır ?

Trigliserid yağın doğada bulunduğu şeklidir. Kolesterol gibi hem vücutta yapılır hem de besinlerle alınır. Kandaki ölçülen düzeyi yüksek olanlarda kalp hastalığı daha sık bulunmuştur. Kan kolesterol düzeyi ile kalp hastalığı ilişkisi daha belirgin olduğundan, ikinci sırada hedef alınan kan yağıdır.

Trigliserid Düzeyleri

150 mg/dl den düşük
Normal

150- 199 mg/dl
Sınırda yüksek

200- 499 mg/dl
Yüksek

500 mg/dL ve üzeri
Çok yüksek

Neden Kan Yağları Bazı Kişilerde Düşük Bazılarında Yüksektir?

Kan Kolesterol ve Trigliserid düzeyleri kalıtsal ve çevresel faktörlerin bir bileşimidir. Yağların emilimi, karaciğerde işlenmesi, yapılması, hücreler tarafından alınması, hücreler yıkıldıktan sonra karaciğer tarafından geri alınması çok karmaşık bir olaylar zinciridir. Bu zincirin çeşitli halkalarında doğuştan oluşabilen farklılıklar kişilerde yağların kan düzeylerinin de farklı olmasına yol açarlar. İkinci önemli faktör de beslenme şeklidir. Günlük besin tüketimindeki yağ miktarı kişinin kalıtsal özelliklerine göre değişen oranda kan düzeyini belirler.

Kolesterol Düzeyi Toplumlar Arasında Farklılık Gösterir mi?

Çeşitli toplumların ortalama kolesterol değerleri farklıdır. Bu farklılıkta o toplumu oluşturan kişilerin kalıtsal özellikleri yanında beslenme tarzı da rol oynar. Diyetlerinde fazla doymuş yağ bulunan toplumların ortalama kan kolesterol düzeyleri, yağ tüketimi düşük olanlara göre daha yüksektir, bu toplumlardaki kalp damar hastalığı sıklığı da daha yüksektir.

Kan Kolesterol Düzeyinin Düşürülmesi Kalp Damar Hastalığı Olasılığını Azaltır Mı?

Kan kolesterol düzeyinin diyetle veya ilaçlarla düşürülmesinin kalp hastalığı bulunmayanlarda hastalığın oluşma olasılığını azalttığı, kalp hastalığı bulunanlarda da yaşam süresini uzattığı kesin olarak gösterilmiştir. Toplum olarak beslenme tarzını değiştirmeyi başarabilen ve ortalama kolesterol düzeyi düşen toplumlarda da kalp damar hastalığı sıklığı azalmıştır.

Kalp damar hastalığına yol açan diğer risk faktörleri nelerdir?

Yaş: 45 yaşın üzerindeki erkeklerde ve 55 yaşın üzerindeki kadınlarda kalp damar hastalığı daha sıktır.

Aile hikayesi: Anne, baba kardeş gibi birinci derecede yakınlarında kalp hastalığı olanlarda kalp hastalığı daha sıktır.

Sigara

Tansiyon yüksekliği (Kan basıncının 140/90 mm Hg’nın üzerinde olması)

Şeker hastalığı

Şişmanlık: Kilonun boya göre fazla olması, vücuttaki yağın daha çok karın bölgesinde toplanması kalp hastalığı tehlikesini arttırır. Bel çevresinin erkeklerde 102 cm’den, kadınlarda 88 cm’den fazla olması riski yükseltir.

Bu risk faktörleri bulunan kişilerde birlikte kanda kolesterol veya trigliserid yüksekliği varsa kalp hastalığı riski katlanarak artar. Besinlerdeki yağ çeşitleri nelerdir ve bunlar kan kolesterol düzeyini nasıl etkilerler?

Besinlerdeki yağlar üç çeşittir. Doymuş yağ asitleri, tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren yağlar. Katı yağlarda doymuş yağlar, sıvı yağlarda doymamış yağlar fazladır. Diyetteki doymuş yağlar ve kolesterol kan kolesterol düzeyini arttırırlar. Doymuş yağlar en fazla hayvansal yağlarda bulunur. Koyun eti, sığır eti, yağlı sütten yapılmış süt ürünleri, sert margarinler doymuş yağların en çok bulunduğu besinlerdir. Sıvı yağlarda ise doymamış yağ asitleri bulunur. Ayçiçeği yağı, mısır özü yağı gibi yağlarda çoklu doymamış yağ asitleri, zeytin yağında da tekli doymamış yağ asitleri bulunur.

Sağlıklı bir diyette yağlar ne oranda bulunmalıdır?

Günlük toplam kalorinin %30’u yağlardan alınmalıdır. Bu mikter erkek için günde 55-70 gr, kadın için 50-60 gr yağ alınması demektir. Doymuş, çoklu doymamış ve tekli doymamış yağlar eşit oranda bulunmalıdır.

Kalp hastalığından koruyucu bir diyetin özellikleri nelerdir ?

Kilosu olması gerekenden fazla olan kişiler toplam kalori alımını azaltıp, hareketlerini arttırarak kilo vermelidirler. Kilo artışı kolesterol yükseltici bir faktördür.

Etlerdeki görünen yağlar pişirilmeden önce ayrılmalı, sakatat tüketimi çok azaltılmalıdır.

Sosis, salam, sucuk gibi işlenmiş et ürünleri doymuş yağları fazla içerdiğinden az tüketilmelidir.

Tavuk, hindi ve balık eti koyun ve sığır etine tercih edilmeli. Kızartma yerine ızgara, haşlama, buğulama gibi pişirme şekilleri kullanılmalıdır.

Balık eti kalp sağlığı açısından en yararlı ettir. Ancak balık yağını ilaç olarak almak doktorunuz tarafından tedavi olarak verilmemişse önerilmez. Karides ve kabuklu deniz hayvanları kolesterolden zengindir.

Tahıl, sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır. Bu besinler yağdan fakir vitamin ve posadan zengindirler. Eriyebilen posanın kolesterolü düşürdüğü çeşitli araştırmalarda gösterilmiştir. Yulaf, çavdar, fasulye, bezelye, pirinç kabuğu, turunçgiller, çilek eriyebilen posadan zengindir. Kepek, havuç, turp, lahana, karnabahar, meyve kabukları ise erimeyen posa içerirler, bu tür posanın kolesterol üzerine etkisi yoktur, ancak bağırsakların normal çalışmasını sağlar.

Tam yağlı sütten hazırlanmış süt ürünleri yerine az yağlı veya yağsız sütten hazırlananlar tercih edilmelidir. Eti az yiyen kişilerin peyniri fazla tükettikleri görülmüştür. Ülkemizde sık tüketilen tam yağlı beyaz peynir ve kaşar peynirde doymuş yağ oranı yüksektir. Az yağlı peynir ve yoğurtlar tercih edilmelidir.

Pasta, krema, dondurma çoğunlukla doymuş yağlar ve yumurta sarısı içerdiğinden az tüketilmelidir.

Haftada 3 veya 4 den fazla yumurta yenmemelidir. Yumurta sarısı kolesterolden zengindir. Yumurta beyazı protein içerdiğinden daha çok tüketilebilir.

Kolesterolü düşürmek için yağdan fakir diyet uygulama dışında neler yapılabilir ?

Sigara, kolesterolün damar duvarında birikmesine ve biriken yağ plaklarının çatlayarak damarı tıkamasına neden olduğundan bırakılmalıdır. Sigara içme kandaki iyi kolesterol düzeyinin düşmesine neden olur. Fizik aktivitenin arttırılması da kötü kolesterolün düşmesine, iyi kolesterolün yükselmesine yol açar. Günlük en az 30 dakika sürecek yürüyüş kalp hastalığı riskinizi azaltacaktır. Az miktarda alınan alkolün iyi kolesterol düzeyini yükselttiği çeşitli araştırmalarda gösterilmiştir. Ancak bu şekilde yükseltilen iyi kolesterolün kalp damar hastalığından koruyucu etkisi bilinmediğinden ve alkolün diğer zararlı etkileri nedeniyle kalp hastalığından korunmada alkol kullanımı önerilmez.

Diyet ve diğer yaşam tarzı değişikliklerine rağmen kolesterol veya trigliserid düzeyleri istenen düzeylere indirilemezse hekimler tarafından verilen ilaçların kullanılması gerekir. Kalp krizi veya felç geçirmiş hastaların çoğunluğu bu tür ilaçları kullanmakta ve hastalıklarının tekrarlanması önlenmektedir.

Kolesterol düşürücü diyet, yaşam tarzı değişiklikleri veya ilaçlar ne kadar süreyle uygulanmalıdır?

Kolesterol yüksekliği büyük ölçüde çağımızın yaşam tarzına ve yanlış beslenmeye bağlı olarak ortaya çıkmış olduğundan doğru beslenme ve diğer yaşam tarzı özellikleri çocukluk yaşlarından başlayarak uygulanmaya başlanmalı ve hayat boyu sürmelidir. Toplumumuzdaki kalp hastalığı salgını ancak bu şekilde durdurulabilir. Kalp damar hastalığı veya felç geçirmiş veya çok sayıda risk faktörü olup hasta olma tehlikesi yüksek olanlar, kolesterolleri diyet ve diğer önlemlerle istenen düzeylere düşürülemezse, hekimlerin gerekli gördüğü ilaçları yaşam boyu kullanarak kalp hastalığı risklerini azaltabilirler.

NÜKLEER KARDİYOLOJİ YÖNTEMLERİYLE İLGİLİ ENÇOK SORULAN 10 SORU

  • Nükleer kardiyoloji yöntemleri ne amaçla, ne tür kalp hastalıklarında kullanılmaktadır?

    Nükleer kardiyoloji yöntemleri ile kalp kasının kanlanma ve kasılma durumu incelenmektedir.Kanlanma durumunu inceleyen yöntem miyokard perfüzyon sintigrafisi, kasılma durumunu inceleyeni radyonüklid ventrikülografi olarak adlandırılmaktadır.Bu yöntemler başlıca koroner arter hastalığı tanısı;yani kalbi besleyen ve koroner denen damarlarda önemli bir daralma olup olmadığını ortaya çıkarmak için kullanılmaktadır. Koroner hastası olduğu bilinen bazı kişilerde de baypas ameliyatı veya balon anjiyoplasti gibi girişimlere karar vermek için uygulanabilmektedir. Kalp kapağı hastalıklarının tanısında kullanımları yoktur. Ancak bazı kapak hastalıklarında ameliyat kararı verme amacıyla kalp kasının kasılma durumunun incelenmesinde bu yöntemlerden biri olan radyonüklid ventrikülografi de kullanılabilir.


  • Benden talyum testi yaptırmam istenmişti. Ancak laboratuvar talyum kullanılmadığını söyleyip başka bir madde kullandı.Önemi var mı?

    Perfüzyon sintigrafisi için radyoaktif madde olarak önceleri sadece talyum kullanılmaktaydı. Bu nedenle test talyum testi olarak da tanınmaktadır.Son yıllarda geliştirilen bazı maddeler teknesyuma bağlanarak kullanıldığı için yönteme teknesyum testi diyenler de vardır. Talyum ve teknesyuma bağlanan maddeler farklı özelliklere sahip olduklarından farklı protokollerle uygulanmaktadırlar. Her laboratuvar kendi olanaklarına göre istediği maddeyi kullanabilir. Pratikte çok önemli fark yoktur. Çok ender bazı durumlarda doktorunuz özellikle bir yöntemi tercih edebilir.Bu durumda tercihini ve nedenini belirtirse buna göre uygulama yapılacaktır.


  • Perfüzyon sintigrafisi koroner anjiyografinin yerini tutar mı?

    Koroner anjiyografide koroner damar içine kateterle girilip boyalı bir madde verilmekte, çekilen filmlerde koroner damarlarda darlık olup olmadığı,darlıkların yerleri,dereceleri belirlenebilmektedir.Perfüzyon sintigrafisi ile ise kalp kasının kanlanma durumu belirlenerek,kanlanması azalmış bölge saptanmakta, böylece o bölgeyi besleyen damarda ciddi boyutlarda daralma veya tıkanma olduğuna karar verilmektedir. Yani perfüzyon sintigrafisi ile hastalığın olup olmadığına karar verilirken anjiyografiyle damarlardaki darlıkların yerleri de görülmektedir.


  • Perfüzyon sintigrafisinin koşu bandı (tredmil) egzersiz testine bir üstünlüğü var mı?

    Egzersiz testinde sadece egzersizle oluşan elektrokardiyografi değişiklikleri değerlendirilerek koronerlerde darlık olup olmadığına karar verilmektedir. Perfüzyon sintigrafisinde ek olarak kalp kasında radyoaktif madde tutulumu kaydedilerek kasın kanlanma durumu belirlenmektedir. Bu nedenle koroner damarlarda ciddi darlık olan hastaların tanınmasında perfüzyon sintigrafisinin değeri egzersiz testine göre daha fazladır.


  • Testin normal bulunması halinde koroner hastası olma olasılığım yok mu?

    Sintigrafisi normal bulunan kişilerde koronerlerde ciddi darlık bulunma olasılığı %10’un altındadır. Ancak yeterli düzeyde bir egzersizle yapılan testi normal bulunan kişilerin damarlarında darlık olsa bile 1-2 yıl içinde ciddi bir sorunla karşılaşma olasılıkları çok düşüktür.


  • Koroner anjiyografi yapıldıktan sonra benden talyum testi yaptırmam istendi.Bu incelemenin anjiyografiden önce yapılması gerekmez mi? Anjiyografi sonrası gerekli mi?

    Sintigrafi çoğukez kişide koroner hastalığı bulunup bulunmadığını öğrenmek için yapılmaktadır.Bu durumda anjiyografiden önce tercih edilecek yöntemdir.Ancak bazan anjiyografiyle damarlarda saptanan darlıkların önemli olup olmadığına karar vermek için sintigrafi gerekli görülebilir. Bazan da infarktüs sonrası kalp kasının canlı olup olmadığını belirlemek, ameliyatın yarar sağlayıp sağlamayacağına karar vermek için anjiyografi sonrası sintigrafiye gerek görülmektedir.


  • Kalp hastasıyım. Sintigrafiyle birlikte uygulanacak egzersiz testinin bana zararı olmaz mı?

    Tredmil testi veya koşubandı egzersiz testi diye tanımlanan efor testleri sırasında ciddi bir sorun ortaya çıkma olasılığı çok düşüktür. Ancak uygun olmayan kişilere ve bu konuda yeterli bilgi ve deneyimi olmayan, uygun olmayan kişilerce yapıldığında risk artabilir. Bu nedenle sizden testi isteyen doktorunuzun göğüs ağrılarınız konusunda iyice bilgilendirlmiş olması testin sakıncalı olup olmadığı konusunda doğru karar vermesini sağlayacaktır.Risk çok düşük olsa da egzersiz teslerinin kardiyoloji merkezlerinde ve bu konuda bilgili ve deneyimli kişilerce yapılması sorun çıkmasını engelleyeceği gibi, sorun çıktığında gerekli müdahaleyi de sağlayacaktır.


  • Kullanılacak radyoaktif maddenin yan etkisi,bana veya etrafımdaki kişilere bir zararı olabilir mi?

    Kullanılacak radyoaktif maddelerin yan etkisi yoktur.Ancak egzersiz yerine dipiridamol gibi maddelerle stres uygulanacaksa buna bağlı bulantı, çarpıntı, başağrısı,baş dönmesi gibi çok ciddi olmayan yan etkiler ortaya çıkabilir.Şikayetler yapılacak başka bir ilaçla giderilebilir.Verilen radyoaktif maddelerin miktarları çokaz ve vücuttan atılmaları hızlı olduğu için size ve etrafınızdakilere ciddi bir zarar söz konusu değildir.


  • İşlem öncesi kullandığım ilaçları kesmem gerekiyor mu? Ne kadar süre önce?

    Kalp hastalığı veya hipertansiyon tedavisi için kullanılmakta olan ilaçların bir kısmı sadece egzersiz elektrokardiyografisini etkileyebilmekte olup,sintigrafik görüntülere etkisi yoktur.Bir kısmı ise işlemi etkileyebilmektedir.Bazı ilaçların enaz 2 gün önceden kesilmesi gerekirken,bazılarının sadece o gece alınmaması yeterli olabilir. Laboratuvarlarca çoğukez hastalara tüm ilaçlarını 2 gün önceden kesmeleri söylenmekte olup gereksiz ilaç kesilmesi size zarar verebilir. Bu nedenle hangi ilacınızı, ne kadar süre önce kesmeniz gerektiğini testi isteyen doktorunuza sormanız yerinde olur.


  • Doktorum bana ilaçlı egzersiz testi istediğini belirtmişti. Ancak gittiğim laboratuvarda egzersiz yerine ikinci bir ilaç yapıldığı söylendi.İlaç egzersizin yerini tutar mı?

    Kemik ve kas rahatsızlıkları gibi çeşitli nedenlerle bazan hastaların koşubandı üzerinde yeterli egzersiz yapabilmeleri mümkün olmayabilir. Böyle kişilerde ve bazı özel durumlarda egzersiz testi yerine dipiridamol,adenozin,dobutamin gibi maddeler kullanılabilir.Ancak stres amacıyla egzersiz mi,yoksa ilaç mı kullanılacağı kararını ancak doktorunuz verebilir.Laboratuvarların doktorunuza danışmadan seçim yapma hakkı yoktur.


  • Kaynak: Türk Kardiyoloji Derneği